Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
İ.Ethem Büyükköse

Karaman Bu Treni Kaçırmasın !

Türkçenin Başkenti İddiası ve Karaman’ın Sorumluluğu

Karaman, uzun yıllardır “Türkçenin Başkenti” sloganını kullanıyor. Ancak bu iddianın beraberinde nasıl bir sorumluluk getirdiğinin ne kadar farkındayız? Eğer gerçekten farkında olsaydık, muhtemelen bugün şehirde bazı şeyler çok daha farklı olurdu.

Bir şehir kendini Türkçenin başkenti olarak tanımlıyorsa, Anadolu’nun herhangi bir kentinden daha farklı bir dil hassasiyeti sergilemesi beklenir. Fakat bugün Karaman’da ne tabelalarda, ne sokakta, ne yerel medyada kullanılan metinlerde, ne de cadde ve sokak isimlerinde Türkçeye dair belirgin ve örnek gösterilecek bir fark maalesef göze çarpmıyor.

Oysa geçmişte bu konuda çok önemli adımlar atılmıştı.

Geçmişte Atılan Güçlü Adımlar

1961 yılında, Karaman Tanıtım ve Turizm Derneği tarafından ve Baha Kayserilioğlu’nun yoğun çabalarıyla ilk kez kutlanan Dil Bayramı, şehir adına tarihi bir adımdı. O günden bu yana zaman zaman heyecanını kaybetmiş olsa da bir gelenek olarak günümüze kadar ulaşmış olması kıymetlidir.

1990’lı yıllarda Karaman Belediyesi’nin başlattığı Türkçe tabela zorunluluğu uygulaması ise tüm yurtta örnek alınmıştı. Ne yazık ki bugün bu uygulama sürdürülebilirliğini kaybetmiş görünüyor.

2013 yılında gerçekleştirilen “Türkçe Treni” etkinliği de dikkat çekici bir organizasyondu. 736. Türk Dil Bayramı kapsamında 9 Mayıs’ta İzmir’den yola çıkan tren; Afyonkarahisar ve Konya’daki etkinliklerin ardından Karaman’da coşkuyla karşılandı. Belediye Başkanı Kamil Uğurlu, 15 yazar ve 65 üniversiteden yaklaşık 200 öğrencinin katılımı, mehter takımı ve halkın yoğun ilgisi şehrin iddiasını görünür kılmıştı.

2025 yılında ise 8500 öğrencinin katılımıyla gerçekleştirilen “Yürüyen Sözlük (Divânu Lügati’t-Türk)” etkinliği ve Kızıl Elma Türkçe Ödülleri, Dil Bayramı’nın yeniden eski heyecanına kavuştuğunu gösterdi. Bu tür etkinlikler umut vericidir.

Tarihsel Haklılık

Karaman’ın bu iddiayı tarihsel olarak hak ettiği açıktır. En başta, Türkçeyi ilk kez resmi dil ilan eden Karamanoğlu Mehmet Bey bunun en güçlü kanıtıdır.

Karamanoğulları döneminde özellikle edebî metinlerde güçlü bir Türkçe hareketi başlamıştır. Yunus Emre’nin şiirleri, Türkçenin bir medeniyet dili olarak günümüze ulaşmasında belirleyici rol oynamıştır. Aynı dönemde Aşık Paşa, Kaygusuz Abdal ve diğer mutasavvıf şairler dinî ve tasavvufî metinleri Türkçe kaleme alarak halkın dilini güçlendirmiştir. Farsça ve Arapçanın baskın olduğu bir dönemde Türkçenin varlığını sürdürmesi, bu öncü isimler sayesinde mümkün olmuştur.

Kaçırılan Fırsatlar

Ancak son yıllarda Karaman’ın, bu tarihsel mirası ulusal ve uluslararası ölçekte güçlendirme konusunda bazı fırsatları değerlendiremediği görülüyor.

  • 2021 yılının Cumhurbaşkanı kararıyla “Yunus Emre ve Türkçe Yılı” ilan edilmesi, Karaman için büyük bir fırsattı.
  • 21 Şubat Uluslararası Ana Dil Günü kapsamında yapılabilecek küresel organizasyonlar önemli bir açılım sağlayabilirdi.
  • UNESCO’nun çeşitli kararları ve Türk dili ailesine dair uluslararası gündemler de şehrin sınırları aşması için değerlendirilebilirdi.

Öte yandan son beş yıldır Bursa’nın 13 Mayıs’ta Türk Dil Bayramı kutlamalarına istikrarlı biçimde başlaması, rekabetçi bir kültürel alanın oluştuğunu gösteriyor. Bu noktada Karaman’ın sürdürülebilir ve nitelikli bir vizyon ortaya koyması gerekiyor.

Asıl Mesele: Süreklilik ve Nitelik

Sorun etkinlik yapmak değil; sürdürülebilir, nitelikli ve sınırları aşan bir kültür politikası ortaya koyabilmektir.

Türkçenin başkenti olmak;

  • Tabelalarda örnek dil kullanımıyla,
  • Yerel medyada özenli Türkçeyle,
  • Akademik merkezlerle,
  • Uluslararası iş birlikleriyle,
  • Yurt dışındaki Türkçe organizasyonlara öncülük ederek mümkün olur.

Eğer bu iddia yalnızca slogan olarak kalırsa zamanla anlamını yitirir. Fakat bilinçli bir stratejiyle desteklenirse Karaman gerçekten Türkçenin küresel merkezi olabilir.

Türkçenin başkenti olmak bir onur olduğu kadar bir sorumluluktur. Bu sorumluluk ya sürdürülebilir bir vizyonla taçlandırılacak ya da kaçırılan fırsatlar listesine yenileri eklenecektir.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER