Karaman Ziraat Odası tarafından yapılan açıklamada, tarım arazilerine konut yapılmasını yasaklayan yeni düzenlemenin köy gerçeklerini yeterince dikkate almadığı belirtildi. Düzenlemenin tarım topraklarını koruma amacı taşıdığı ancak kırsal yaşamın ihtiyaçlarını göz ardı ettiği vurgulandı.
Açıklamada, köylerde genç nüfusun barınma ihtiyacının karşılanmadan getirilen yasağın adil olmadığı ifade edildi. Yeni yerleşim alanları oluşturulmadan ve imar planları yapılmadan kendi arazisine ev yapan vatandaşların suçlanamayacağı, bunun yerine yeni mağduriyetler doğuracağı kaydedildi. Ayrıca, düzenleme sürecine köy halkının yeterince dahil edilmediği de tartışma konusu yapıldı.
Üretici ve Rantçı Ayrımı Vurgusu
Yeni düzenlemenin, şehirde yatırım ve rant amacıyla hareket edenlerle geçimini topraktan sağlayan çiftçiyi aynı kefeye koymaması gerektiği belirtildi. Üretim yapan çiftçinin evi, ambarı ve ahırı ile ‘hobi bahçesi’ adı altında tarım dışı kazanç elde eden yapıların ayrıştırılması gerektiği ifade edildi. Aksi takdirde, üretim yapan kesimin cezalandırılacağı ve tarım arazileri üzerindeki rant baskısının devam edeceği uyarısı yapıldı.
Sonuç olarak, kırsalda yaşamı sürdürülebilir kılmak için üreticiyi koruyan, destekleyen ve gerçekleri esas alan bir yaklaşım benimsenmesi gerektiği vurgulandı. Devletin yeni toprak düzenlemesini, üretimi zayıflatan değil güçlendiren bir anlayışla yeniden ele alması, rantçılarla doğal kullanıcıların ayrıştırılması ve yeni mağduriyetlere yol açmadan çözüm üretilmesi gerektiği ifade edildi.
Karaman Ziraat Odası, tarım arazilerine konut yapılmasını yasaklayan yeni düzenlemenin köy gerçeklerini ve üretici çiftçinin ihtiyaçlarını göz ardı ettiğini belirterek, çözüm üretilmeden getirilen yasakların mağduriyet yaratacağını savundu. Üretici ile rantçının ayrıştırılması gerektiğini vurguladı.

