Karaman’ın kuzeyinde bulunan Karadağ’daki tarihi Binbir Kilise bölgesinde sürdürülen araştırmalarda dikkat çekici bir keşfe imza atıldı. Bir kaya bloğu üzerinde runik harflerle işlenmiş yazı tespit edilirken, söz konusu yazının Türk boylarına ait bir damga olabileceği değerlendiriliyor.
Necmettin Erbakan Üniversitesi Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Erken Hristiyan ve Bizans Sanatları Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. İlker Mete Mimiroğlu’nun başkanlığında, sönmüş volkanik Karadağ’da yer alan Binbir Kilise bölgesindeki yüzey araştırmaları devam ediyor.
Bölgede çok sayıda kilisenin bulunması, geçmişte bu küçük yerleşimin hem dini hem de askeri açıdan önemli bir konuma sahip olduğuna işaret ediyor. Orta Bizans dönemine ait yapıların yanı sıra, 11. yüzyıla tarihlenen kapalı Yunan haçı planlı bir yapının varlığı da bölgenin Ortaçağ boyunca ve Selçuklu dönemine yakın tarihlerde aktif olarak kullanıldığını gösteriyor.
Kültür ve Turizm Bakanlığının izniyle 2024 yılında başlatılan yüzey araştırmalarının üçüncü sezonunda ise bölgenin geçmişine ışık tutabilecek önemli ve yeni bulgular elde edildi.
Kaya Bloğu Üzerinde Runik Harfler Ortaya Çıktı
Bu yıl gerçekleştirilen çalışmalar sırasında, önceki sezonlarda tespit edilen graffitilerden farklı nitelikte bir bulguya rastlandı. Bir kaya bloğunun üzerinde, Orta Asya’daki eski Türk toplulukları tarafından kullanılan düz ve köşeli çizgilere sahip runik harfler belirlendi.
Uzmanların yaptığı ilk değerlendirmelerde, kaya üzerindeki yazının birden fazla Türk boyuna ait damga olabileceği ifade edildi. Bulgunun kesin niteliğinin belirlenmesine yönelik bilimsel incelemelerin ise devam ettiği bildirildi.
“Türk Boylarına Ait Bir Damga Olabilir”
Doç. Dr. İlker Mete Mimiroğlu, Karadağ’daki Binbir Kilise bölgesinin oldukça zengin kültürel mirasa ev sahipliği yaptığını belirterek, yüzey araştırmalarının üçüncü sezonunda önemli sonuçlara ulaştıklarını söyledi.
Geçtiğimiz yıl bölgede yeni bir yerleşim alanı keşfettiklerini aktaran Mimiroğlu, burada yaklaşık 10 kilise ve şapel tespit ettiklerini ifade etti. Karadağ’daki Roma Havuzu’nun hemen yakınında bulunan bu yerleşimin, runik yazının tespit edildiği kaya bloğuyla bağlantılı olabileceği düşünülüyor.
Bölgedeki yoğun kilise varlığının, söz konusu küçük yerleşimin geçmişte hem askeri hem de dini açıdan önemli bir işlev üstlendiğini gösterdiğini belirten Mimiroğlu, 11. yüzyıla ait planlı yapının da alanın Ortaçağ ve Selçuklu dönemine yakın tarihlerde aktif olarak kullanıldığına işaret ettiğini dile getirdi.
Bulunan yazının büyük önem taşıdığını vurgulayan Mimiroğlu, önceki yıllarda karşılaşılan graffitilerden farklı olarak bu kez runik harflerin tespit edildiğini söyledi. Yazının bulunduğu noktanın hemen yakınında bir kilisenin yer aldığını belirten Mimiroğlu, bu bulgunun bölgenin Orta Asya ile doğrudan bağlantısına ilişkin önemli ipuçları sunduğunu ifade etti.
Bilimsel çalışmaların sürdüğünü aktaran Mimiroğlu, uzmanların ön incelemelerinde yazıların Orta Asya kökenli olduğu ve Türk boylarına ait bir damga olabileceği yönünde değerlendirme yapıldığını kaydetti.
Bölgedeki Erken Türk İzleri Heyecan Yarattı
Damgaların kimler tarafından, hangi dönemde ve ne amaçla yapıldığına ilişkin farklı ihtimaller üzerinde durulurken, bölgenin 1071 sonrasında Anadolu’ya gelen Türk akıncılarının yerleştiği alanlardan biri olması da dikkat çekiyor.
Türk kültüründe atın ve atlı savaşçıların önemli bir yere sahip olduğunu hatırlatan Mimiroğlu, Karadağ’ın geniş coğrafi yapısı ve atların sulanmasında kullanılabilecek Roma Havuzu nedeniyle atlı Türk birlikleri veya Türk toplulukları açısından önemli bir yerleşim alanı olabileceğini belirtti.
Mimiroğlu, gerçekleştirilen çalışmaların bölgede erken dönem Türk izlerinin ortaya çıkarılması açısından büyük önem taşıdığını ve elde edilen bulguların araştırma ekibinde heyecan ve mutluluk oluşturduğunu ifade etti.
Yorumlar
Kalan Karakter: