Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Yankı Odalarından Çıkın, Gerçeğe Bakın!

Hissedilen sıcaklık nedir, bilir

Hissedilen sıcaklık nedir, bilir misiniz?

Termometreye bakarsınız; rakamlar size teknik bir gerçeklik sunar. Ancak sokağa çıktığınızda rüzgarın sertliği, nemin ağırlığı ve güneşin kavuruculuğu birleşir; bambaşka bir bedel ödetir vücudunuza. Bilim buna “hissedilen sıcaklık” der.

Bugün Karaman’da idari kadro, şehrin gerçeklerini sadece kendi yankı odalarında yankılanan o “steril” verilerden ibaret sanıyor. Sokaktaki vatandaşın iliklerine kadar hissettiği gerçeklik ile makam odalarında anlatılan masal arasındaki makas o kadar açıldı ki, halkın zihinsel sınırları artık zorlanıyor.

İstatistikler Başarılı, Ya Huzur?

Geçtiğimiz haftalarda Sayın Valimiz, Karaman’ın suç raporunu paylaştı. Yılın ilk üç ayında kişilere karşı işlenen suçların aydınlatılma oranı %99,3. Teknik olarak muazzam bir başarı, emniyet güçlerimizi tebrik etmemek elde değil. Ancak rakamların söylemediği bir şey var: Hissedilen Güvenlik.

270 kasten yaralama, 192 tehdit… Bu rakamlar birer istatistik değil, sokağın huzuruna sıkılmış kurşunlardır. Bir suçun failinin yakalanmış olması, o suçun toplumda yarattığı travmayı silmiyor. Karaman artık güvenli bir şehir olarak hissedilmiyor. Valiliğin başarısına kimse gölge düşürmesin ama halkın tatmin olmadığını görmek için haber altındaki yorumlara, fısıltı gazetesine bakmak yeterli. Şehrin nabzı sadece kriminal verilerle tutulamaz; insanların duyguları ve korkuları da birer “veri” olarak kabul edilmelidir.

Belediye ve İletişim Sağırlaşması

Belediye tarafına geçtiğimizde ise durum daha vahim bir hâl alıyor. Karaman Belediyesi, son yıllarda kriz üstüne krizle anılıyor. Ancak bu krizlerin yönetilme biçimi tam bir “iletişim felaketi.”

Hatırlayın; bu şehir günlerce mazot kokan su içti! Bir yetkili çıkıp halkı teskin edecek, teknik ve tatmin edici bir açıklama yaptı mı? Hayır. Makam odasında darp edilen vatandaş haberlerinde kurumsal bir refleks gördük mü? Yine hayır. Açıklamalar belediyenin resmi kanalları yerine “başkan taraftarları” üzerinden gelince, mesele bir kamu hizmeti tartışmasından çıkıp amiyane tabirle bir “s**dik yarışına” dönüyor. Bu durum, belediyenin itibarını her geçen gün daha da kemiriyor.

Şehirde Yok Hükmündeki Vekiller

Milletvekillerimizden bahsetmeye bile gerek görmüyorum. Adeta “yoklar.” Şehre yansıyan bir projelerini, bir iddialarını veya icraatlarını hatırlayan var mı? Basın mensubu olarak ben bile hafızamı zorluyorum ama nafile. Şehir sahipsiz, sesimiz Ankara koridorlarında yankı bulmuyor.

Son Söz: Edebali’nin Mirası Nerede?

Sonuç olarak yöneticilerimizden beklentimiz nettir: Kendi yankı odalarınızdan çıkın. Sizi alkışlayanların değil, kapısı önünde tedirgin bekleyenlerin sesini duyun.

Yazımı, bu toprakların manevi mimarı, Karamanlı Şeyh Edebali’nin Osman Bey’e o meşhur nasihatiyle bitirmek isterim. Belki makam odalarındaki o kalın duvarları delip geçer:

“Ey Oğul! Beysin! Bundan sonra öfke bize; uysallık sana… Güceniklik bize; gönül almak sana… Suçlamak bize; katlanmak sana… Geçimsizlikler, çatışmalar, uyumsuzluklar, anlaşmazlıklar bize; adalet sana… “

Karaman bölünmek değil, bütünleşmek istiyor. İstatistiklerin soğukluğunu değil, adaletin ve şeffaflığın sıcaklığını hissetmek istiyor.

Duyuyor musunuz?