Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Zaman, Mekan ve İmkan 

Bu haberin fotoğrafı yok

Kişinin yaşamını belirleyen üç kelime, bu kelimeler kişinin yaşamını belirleyen ana kavramlardır.  Yaşadığımız zamanın seçimi elimizde değildir ama bizim her şeyimizi belirler. Mekan ise içine doğduğumuz cograftadır. Ülke, şehir, kasaba ve   Köydür.   İmkan ise doğduğumuz aile, içinde yaşadığımız toplum, devletimizin yönetimi ve kişilere sunduklarıdır. İnsanın ve insanların ortak akılla oluşturduğu yaşam kurallarının ve koşullarının kişileri biçimlendirmesi doğal bir olgudur. 

Her dönemin her insana yansıması farklı da olsa benzerlikler arz eder. Çok gerilere gitmeye gerek yok, bindörtyüzlü  yıllarda Karaman’da yaşayan bir insanla, Amerikada yaşayan bir insanın imkanları çok farklı değildi. Karaman’da bindörtyüzlü yıllarda yaşayan bir insanla,  bindokuzyüzlü yıllarda  yaşayan bir insanın yaşamı biri birinden çok farklıdır. Yaşanılan yıllar mı, imkanlarımız mı, yoksa yaşadığımız mekanlar mı yaşamımızın belirleyicisidir. Aslında zaman, mekan ve imkan  ana belirleyicilerdir. Doğuştan şanslı veya şanssız olmak bu olsa gerek diye düşünmemek elde değil ! 

Bu üç kavramın yaşamımıza etkilerini  ayrı ayrı düşünürsek; yaşadığımız zamanda dünyanın, ülkemizin veya şehrimizin içinde bulunduğu durum bizi de doğrudan etkiler. Kurtuluş Savaşı yıllarında yaşayanlar, birinci ve ikinci dünya savaşları döneminde yaşayanların yaşadıkları, sıkıyönetim dönemini yaşayanlar yada Atatürk’ün özdeyişi ile Yurtta Barış Dünyada Barış  sağlandığı dönemde  yaşayanlar. Her biri birinden farklı etkilenirler. Hani bazen söylenir ya bizim zamanımızda böyle şeyler yaşanmazdı. Yada eski zamanlarda böyle miydi ? Zamanı insanların yararına işler hale getirmek, toplumun mutluluğunu ve refahını sağlamak  ileri görüşlü liderlerle mümkündür.  

Yaşadığımız mekanlara baktığımızda hangi ülkede, hangi şehirde veya hangi köyde yaşadığınız sizi derinden etkiler. Demokrasisi yerleşmiş, özgür ve  kalkınmış, halkını eşit ve adil yöneten bir ülkede mi? Yoksa otokratik, geri kalmış, ilkel bir ülkede mi?  Yaşadığınız ortamın insanlarının rahatı , huzuru ve mutluluğunu sağlamış yönetimler mi?  Yoksa halkının nasıl yaşadığını bilmeyen yöneticilerin olduğu ülkede mi?  

İmkana baktığımızda ise: içine doğduğumuz ailemizin bize sunduğu, sevgi, sağlık, beslenme, eğitim ve değerler sistemi içine mi? Yoksa sevgisiz, problemli,  şiddetin ve nefretin içine mi doğduk? Yaşadığımız toplumun biri birlerine karşı tutumu, kurallara uyumu, ekonomik durumu, gelir ve geçim şartları, gelir dağılımı dengesi sağlanması, devletin topluma sunduğu kolaylıklar bizi doğrudan etkiler. Kişilerin ve toplumların barışı, refahı, huzuru, mutluluğu devletin temel görev ve sorumluluğudur.   

Çağdaş uygarlığın ölçüsü, insanlığın ortak akılla bulduğu, en üst düzey yaşam seviyesidir diye düşünmek gerektiği inancındayım. Türk Milleti olarak bu ortak akla ne düzeyde katkı sağladığımız sorgulanmalıdır. Aynı yıllarda  yaşamak çağdaşlık mıdır?  Yoksa toplum en üst düzeyde yaşayan uluslarla aynı yaşam seviyesinde mi olmaktır? Karar vericilerin ve yönetenlerin  temel görevi Atatürk’ün gösterdiği çağdaş uygarlık düzeyinin üstüne çıkmak hedefine ulaşmayı ve bu hedefi bir üst tura taşımak için ortak akıl üretmelidirler. Coğrafyamızın potansiyelini en yüksek düzeyde kullanabilmek, aklı ve bilimi önceleyerek ortak akılla  mümkündür.  Ortak akıl üretebilmenin yolu tanrının insanlara verdiği en büyük zenginlik olan aklın özgür düşünmesi, kişilerin yeteneklerine uygun eğitim imkanı ile toplumun yapıcı ve üretken bireyler olması ile mümkündür. Ancak insan; bu üç koşulun şekillendirdiği bir varlık değil, çalışarak, çok emek vererek, öğrenerek ve azimle mücadele ederek, kendi hayatını ve içinde bulunduğu toplum hayatını daha iyi yaşam koşullarına kavuşturması mümkündür. Cumhuriyetimizin ve çağdaş Türkiye’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk gibi. 

Mahmut DEMİR

Emekli Eğitim Müfettişi