Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
İ.Ethem Büyükköse
İ.Ethem Büyükköse

Karaman’ın Gözden Kaçırdığı Değer Prof. Dr. Bilgehan Gülcan

reklam

Bir şehrin en büyük zenginliği sadece toprağı, fabrikaları ya da tarihi eserleri değildir. Asıl zenginliği, yetiştirdiği insanlardır. Şehirler, kendi değerlerini ne kadar keşfedebildikleri ölçüde büyür. Ne var ki bazı şehirler, kilometrelerce uzaktaki uzmanların peşinden koşarken, kendi yetiştirdikleri bilim insanlarını görmezden gelir. Karaman’ın yıllardır yaşadığı en büyük çelişkilerden biri de tam olarak budur.

Bugün Karaman ekonomisi önemli bir kırılma döneminden geçiyor. Tarım, kuraklığın etkisiyle her geçen yıl daha büyük risk altında. Sanayi ise küresel ticaretin daraldığı, ihracatın zorlaştığı ve gümrük süreçlerinin giderek daha fazla belirleyici olduğu bir dönemde eski dinamizmini korumakta zorlanıyor. Bu tablo açıkça gösteriyor ki Karaman’ın artık yeni ve sürdürülebilir bir kalkınma alanına ihtiyacı var.

İşte o alan turizmdir.

Ancak turizm; birkaç festival düzenlemek, fuarlara katılmak ya da tanıtım filmi çekmek değildir. Turizm; bilimsel planlama, destinasyon yönetimi, şehir markalaşması ve uzun vadeli strateji gerektirir. Yani bu işi gerçekten bilen insanlarla çalışmayı gerektirir.

Tam da bu noktada karşımıza dikkat çekici bir isim çıkıyor: Prof. Dr. Bilgehan Gülcan.

Aslen Karamanlı olan Prof. Dr. Bilgehan Gülcan aynı zamanda Karaman kültürel mirasına çok ciddi katkılar sunan Durmuş Ali Gülcan’ın da torunu. Türkiye’nin turizm planlaması ve destinasyon geliştirme alanındaki en önemli akademisyenlerinden biri olarak kabul ediliyor. Hâlen Kapadokya Üniversitesi’nde öğretim üyesi olan Gülcan, yalnızca akademik çalışmalar yapan bir bilim insanı değil; aynı zamanda Türkiye’nin turizm politikalarına yön veren isimlerden biridir.

2018-2023 ve 2023-2028 Türkiye Turizm Ana Planı’nın koordinatörlüğünü üstlenen Prof. Dr. Gülcan, bugün de 2028-2032 Türkiye Turizm Ana Planı’nın hazırlık çalışmalarını yürütmektedir.

Bununla da sınırlı değil.

Bugüne kadar 18 ilin Turizm Master Planı’nın koordinatörlüğünü yaptı.

Osmaniye’den Sivas’a, Artvin’den Konya’ya, Gümüşhane’den Amasya’ya, Gaziantep’ten Hatay’a kadar birçok ilin turizm vizyonunun oluşturulmasında aktif rol aldı.

Daha da önemlisi, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) adına 81 ilin Turizm Tanıtım ve Geliştirme Yol Haritaları’nın hazırlanmasına liderlik etti.

Yani Türkiye’nin tamamının turizm geleceğine yön veren çalışmalarda imzası bulunan bir isimden söz ediyoruz.

İşte tam da bu nedenle şu soru kaçınılmaz hâle geliyor:

Türkiye’nin 81 ili için turizm yol haritası hazırlayan, 18 ilin turizm master planını yöneten ve ülkenin turizm ana planlarını koordine eden Karamanlı bir akademisyenin bilgi ve tecrübesinden, Karaman neden yeterince yararlanmadı?

Başka şehirler kendi geleceklerini planlamak için Karaman’ın yetiştirdiği bu bilim insanının kapısını çaldı.

Karaman ise kendi evladının kapısını çalmadı.

Asıl eleştirilmesi gereken nokta da budur.

Çünkü mesele yalnızca Prof. Dr. Bilgehan Gülcan değildir.

Mesele, Karaman’ın kendi yetiştirdiği değerleri fark etmekte ve onları şehir yönetiminin bir parçası hâline getirmekte neden bu kadar geciktiğidir.

Bugün şehirler sadece yatırım çekerek değil, bilgiyi yönetime dahil ederek kalkınıyor. Ortak aklı dışlayan, uzmanlığı ikinci plana atan şehirler ise sahip oldukları bütün tarihî ve kültürel zenginliklere rağmen potansiyellerini hayata geçiremiyor.

Karaman’ın sorunu da tam olarak budur.

Potansiyel eksikliği değil…

Vizyon eksikliği.

Çünkü bugün şehirler yalnızca yatırımla değil, bilgiyle rekabet ediyor. Dünyanın başarılı kentleri artık kararlarını “kim yakınımız?” sorusuna göre değil, “kim en yetkin?” sorusuna göre veriyor. Üniversitelerle birlikte çalışıyor, bilim insanlarını karar mekanizmalarına dahil ediyor ve şehirlerini ortak akılla yönetiyor.

Karaman ise yıllardır aynı cümleleri kuruyor.

“Turizm potansiyelimiz çok yüksek.”

Evet, yüksek.

Peki sonra?

Türkçenin başkenti olan, Yunus Emre’nin izlerini taşıyan, Taşkale Tahıl Ambarları’na, Manazan Mağaraları’na, Binbir Kilise’ye ve Karaman Kalesi’ne sahip bir şehir, neden turizmde hâlâ hak ettiği yerde değil?

Sorun potansiyel eksikliği değildir.

Sorun, potansiyeli yönetecek iradenin eksikliğidir.

Çünkü turizm rastlantıyla gelişmez.

Bilim ister.

Plan ister.

Veri ister.

Strateji ister.

Ve bütün bunları üretebilecek insanlara değer vermeyi ister.

Bugün Prof. Dr. Bilgehan Gülcan’ın bilgi ve tecrübesinden Türkiye’nin birçok ili yararlanırken Karaman’ın bundan mahrum kalması, yalnızca bir akademisyenin değerlendirilmemesi değildir; Karaman’ın kendi geleceğine karşı kaçırdığı önemli bir fırsattır.

Belki de artık şu soruyu sormanın zamanı gelmiştir:

Karaman, kendi yetiştirdiği değerleri ancak başka şehirler keşfettikten sonra mı fark edecek?

Çünkü şehirler betonla değil, akılla büyür.

Ve ortak aklı dışlayan şehirler, sahip oldukları bütün tarihî ve kültürel zenginliklere rağmen yıllarca aynı yerde saymaya mahkûm olur.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER